Ballıkayalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ballıkayalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2008

Ballıkayalar'dayız

Bu hafta oldukça yoğun geçti. Sabah başlayan çalışmalarımız gece saat 02:00'lere kadar sürdü. Bazen 3 saat uyayarak geçen geceler sonunda yorucu ama başarılı bir hafta geçirdik. Cuma akşam gece saat 02:00'e kadar çalışınca Cumartesi günü güne geç başladık. Saat 10:30'da Biblo'nun ısrarı ile ancak uyanabildim.

Biblo sabahtan güneşli havayı görünce ısrarla hadi gidelim modunda. Bir türlü yerinde duramıyor. Ben kahvemi içerken bile sabırsızlık yaparak bir kapıya gidiyor havlıyor, bir yanıma geliyor bacağıma yaslanıp bana bakıyor. İçi içine sığmıyor. Bu arada ben nereye gidelim diye düşünüyorum. Saat çok erken değil, bu yüzden kısa bir gezi olmalı. Ballıkayalar ise yakın ve yürümek içinde ideal bir yer diye düşünüp Ballıkayalar'a gitmeye kadar veriyoruz.

Biblo oturduğumuz site içinde ufak bir kedi kovalamaca yaptıktan sonra yola çıkıyoruz. Kuraklık yüzünden Ballıkayalar yazın tamamen kurumuş, 2 ay boyunca akmaz hale gelmişti. Dereni su seviyesini bu yüzden merak ediyorum. Eğer yağışlar böyle giderse 2 değil 3 ay boyunca bu yaz akmaz. Ne yazıkki yağışlar hiçde iyi gitmiyor.



Ballıkayalar yüksek olmayan bir kanyon. Genelde kaya tırmanışını seven doğa severler buraya geliyor. Kanyonun hemen başlangıcında bu iş için ideal 2 kaya tepesi bulunuyor. Biz ise dere içinde ve kenarından yürüyüşümüzü büyük şelaleye kadar yapıyor oradan geri dönüyoruz.

Derenin oluşturduğu havuz geçit vermediği için Şelaleyi görmek için tepeye çıkmak gerekiyor. Biblo ile tepeye çıkarak dinlence yerimize ulaşıyoruz. Burası keyifli bir yer. Kanyonun her iki tarafına rahatlıkla görebiliyor ve ve şelaleyi tepeden izleyebiliyoruz. İşte dinlence yerimiz ve şelale manzarası:

Biblo onca kaya üzerinden bir aşağı bir yukarı yürüyünce benim montun üzerine yatıp soluklanıyor ve keyif yapıyor. Yattığı yerden kuşlara bakıyor ve çevresini seyrediyor.


15-20 dakika burada durup doğanın keyfini çıkardıktan sonra ileri patikaya doğru yöneliyoruz. Ancak patika zorlu. Biblo korkuyor ve sürekli olarak geri dönelim dediği için patikayı devam etmeden geri dönüyoruz. Biraz önce durduğumuz yere gelince ben burundan dereye bakmaya gidiyorum. Geri döndüğümde ise Biblo yok. Sesleniyorum çıt yok. İki yol var, birisi zorlu diye geri döndüğümüz patika, diğeri ise geldiğimiz yol. Sanırım devam etti diyerek geldiğimiz yöne gidiyorum ama yok.. Sonra koşarak dinlendiğimiz yere dönüyor tekrar sesleniyorum. Artık korkmaya başlıyorum. Aşağı düşebilir endişesi ile gittiğim buruna tekrar gidiyorum ve aşağıya bakıyorum. Buradan aynı zamanda ileriyi gittiğimiz patikayı da daha rahat görebiliyorum. Bir daha seslendiğimde beyaz bir şeyin patikadan aşağı doğru geldiğini görünce rahatlıyorum. Sanırım Biblo benim buruna gittiğimi görmeyince ileri patikaya gitmiş. Biblocuk gelince onu teselli ederek biraz daha orada dinleniyoruz. Anlaşılan o da korkmuş.

Geri dönüş yolunda da bir ara mola veriyoruz. Biblo yine hemen yine montumun üzerine çöreklenip benimle birlikte suyun sesini dinlemeye başlıyor. Sonrasında ise hava kararmadan yine evimize geri dönüyor ve bugünkü macerayı da sonlandırıyoruz.


27 Mart 2007

Ballıkaya 2

Ancak yayınlıyoruz. Biblo bu sefer naz yaparak bazı yerlerde kucak istedi, sonra bende almıyorum diye inat ettim. Baktı olmayacak yine keçi gibi her yere tırmandı.

Büyük şelale...








25 Şubat 2007

Biblo Ballıkaya'da

Biblo ile gezilerimize devam ediyoruz. Bugün aslında Sapanca gölüne gitmeye karar vermiştik. Dün akçam Biblo ile haritamıza bakarken Biblo haritaya pati koydu ve "uğraşma buraya gideceğiz. " dedi. Bu da sapanca gölünü gösteriyordu. Peki senin dediğin olsun diyerek sabah erken yola çıktık.

Gebze'yi geçtik, Dilovasına E5'den yakınlaşırken bir baktık Ballıkaya levhasını gördük. Hadi bi bakalım nasılmış dedik. Biblo Ballıkaya ile dağçılığını kesin olarak kanıtladı. Saklıkent'e gidenler bilir. Burasıda onun İzmit'teki hali.. Mutlaka gidin..İstanbul'un dibinde..Tuzla'ya 20 KM.

Bu sefer Biblo'ya eşlik eden bir refakatçimizde vardı.


Gözlerini yumarak suyun sesini dinliyor sevgili Biblo. İnanın aynen bunu yaptı.


Su çok güzeldi...Görmek lazım. Sakinlik yaşamak istiyorsanız sabah 08:00-09:00 gibi gidin. Eğer iyice ilerilere gidecekseniz suya girmek zorunda kalıyorsunuz. Bu yüzden yanınızda yedek çorap, ayakkabı ve eşofman/pantolan götürün. Bazı yerlerde suya girip çıkarak ilerledik.

Hanımefendinin hiç bir şeyden korkusu yok. Gidip isteği yerden su içiyor..

Biblo o kadar iyi dağcı olduki, benim zorlanarak geçtiğim yerlerden artık pıtır pıtır geçiyor. Bakın "Oooo sende amma yavaşssın. Hadi ama gel bakim" diyor




Bu arada Biblo 4-5 kere suya atladı.. Birgün suya kapılıp gidecek diye korkmaya başladım. Fazla cesaret tehlikeli ne de olsa. Eeeee her zamanki gibi nasıl olsa kurtaracak birisi var diyor.

Bu şelalenin resmini zor çektim. Biblo ikide bir ben nereye bakıyorum diye o da yanıma geldi. "Kız bi sn uzaklaşş bakim, burası tehlikeli" diye defalarca uyarmak zorunda kaldım.

Burasıda dinlendiğimiz yer. Tam kafa dinleyecek bir yer. 10-15 Dakika kadar kalabildik. Biblo Hn "Hadi ama gidelim.." dediği için gitmek zorunda kaldık.


Sonra yamaçta bir kaya gördük. Çıkabilirmiyiz dedik ve tırmanışa başladık. Biblo hiç yardım almadan bu tepenin yamacına çıkmayı başardık. Biraz önce gezdiğimiz yerlere şimdide tepeden bakıyorduk. Orada sarp bir kayanın üstünden ayaklarımızı boşluğa bırakarak biraz etrafı seyrettik. Soğuk ama güzel esen rüzgarın sesini dinledik. Biblo tahmin ettiğiniz gibi yüksekten ötürü kayada otururken yanıma gelmedi.



Burasıda Ballıkaya girişinde oturabileceğiniz, mangal yapabileceğiniz yer. Her şeyinizi kendiniz getirebilirsiniz. Eğer yok porsiyon yiyeceğim diyorsanız 9 YTL Et porsiyonlar, 6 YTL tavuk porsiyonlar. Bence pahalı. Genellikle bu tür yerlerde kilo ile olur fiyatlandırma. O yüzden kendi etiniz ve mangalınızla gelin.


Bu arada Ballıkaya'ya gideceksenizi, yerel ekonomiye katkınız bulunması için Ballıkaya E5'den döndünüzde Tavşanlı köyü geliyor. Burada 3 tane bakkal, market tarzı yer var.

Bu arada araçlardan girişde 5 YTL alıyorlar. Fiş falanda vermiyorlar.